Tuesday, September 05, 2006

.....


iki üç gündür diyeti de egzersizi de salmış durumdaydım.hem regl sendromları hem de kırık bir kalp mevzusu :( neyse bugün tekrar toparlandım kimse için canımı sıkacak değilim. bu arada 1 kilo verip 65 olmuşum.daha uzun bi postta görüşmek üzere...

Thursday, August 31, 2006

arkadaşlar ben çok mu yiyorum???

ya arkadaşlar bi el atın şu diyete.herkes az buçuk bi kilo verdi tecrübelerinize ihtiyacım var.acaba ben çok mu yiyorum çünkü hiç açlık hissi duymuyorum.yani öğün atlamadığım sürece sorun yok yoksa bi fili bile yerim :) yani benim karnım tok da gözüm aç isiyorum ki tatlılarla karın doyurayım.ama bakın cısss haftasonundan beri elimi hiçbirine sürmedim :) öle demeyin 4 gün benim için büyük başarı :) neyse gelelim bugün yediklerime her türlü yorum eleştiri makbule geçer :)

sabah:
2 dilim kepekli ekmek
30 gr az yağlı peynir
5 adet yeşil zeytin
söğüş domates,salatalık
1 adet şeftali

öğle:
120g ızgara tavuk işle hazırlanmış yağsız salata
1 bardak ayran

ara:
2 dilim kepek ekmeği
30 gr az yağlı peynir
1 adet elma

akşam:
120g ızgara tavuk
1 tatlıkaşığı yağ ile hazırlanmış 4-5 yemek kaşığı sebze yemeği
1 bardak ayran

ara:
1 bardak süt
1 dilim kavun

oha yaa yazınca pek bi fazla geldi...ya baştan da sıkı bir şeyle başlamak istemiyorum sonra azaltmaya başladığımda kısacak bir şeylerim olsun.

Monday, August 28, 2006

beetlejuice haftasonunda

beni haftasonları bağlayın ağzıma kilit falan vurun.deli olcam yaa bi insan haftasonu nasıl olur da bu kadar yiyebilir?mide yok bende işkembe börkenek(böyle bişey hatırlıyorum sanki biyolojiden) falan var.benim haftasonları hiç eve uğramamam lazım dışarda en son aklıma gelen şey yemek oluyor.en iyisi anneme söyliyim de cuma akşamı beni kapının önüne koysun pazartesi sabahı geri alsın.evet evet en iyisi bu galiba...

Thursday, August 24, 2006

yine yeni yeniden...

bu son olsun artık yaaa...böyle bi başlasın hiç bitmesin.valla pazartesi falan anlamam perşembe başlıyorum işte diyete.panik yok sakin sakin vericem bu kiloları.ye ye nereye kadar di mi ama?bu sabah 66 çıktım.24 eylül sabahı 64ü görmek istiyorum.gayet makul bi hedef gördüğünüz gibi.ben buna bile razıyım yani.abur cubur yok bundan sonra.bir ki üç tıp...

Monday, August 21, 2006

ben geldim :))

geri döndüm :)) uzun zamandır yazmak içimden gelmiyordu hatta hiçbir şey yapmak içimden gelmiyordu diyet de buna dahil :) ama ben buraları ve herkesi çok özlemişim.yazmayalı nerdeyse iki buçuk ay olmuş ama elde var sıfır.bu kadar zaman boyunca yiyip içip yattım.aferin bana :) bu arada yaz okulunda ki dersimi de iyi bir notla geçtim.biz de böyle avunuyoruz işte.3 aydır tatildeyim va boş boş geçirdim inanamıyorum.napalım artık zararın neresinden dönsek kar dicez.okulun açılmasına 1 ay kaldı ve benim eteklerim tutuştu .bari bir iki kilo veriyim de moralim yerine gelsin.bu hafta sonu da ehliyet sınavım var yaz okulu da bitti ben hala ders çalışmak zorundayım :( zaten tatile de çıkamadım hatta şöyle söyliyim çıkmadım.ben bu halde nasıl bikini giyerim zaten geçenlerde bacaklarımın arkasındaki çatlakları görünce acayip moralim bozuldu.selülit bile bu kadar sinir bozucu bir şey değil ama bu çatlaklar yok mu...şimdi güneşe çıkasım gelmiyor onlar öyle beyaz beyaz orda durcaklar :( tamam ya moral bozmak can sıkmak yok.diyetse diyet başa gelen çekilir artık napalım.

Thursday, August 17, 2006

.....

ben hepinizi çok özledim yaaaa...

Saturday, June 03, 2006

3 haziran 63

bugün 3 haziran.bu yüzden bugün nazımın bir şiirini yazmak istedim ama hepsi o kadar güzel ki karar vermekte çok zorlandım.sonunda çok küçükken öğrendiğim ilk nazım hikmet şiirinde karar kıldım.

JAPON BALIKÇISI

Denizde bir bulutun öldürdüğü
Japon balıkçısı genç bir adamdı.
Dostlarından dinledim bu türküyü
Pasifik'te sapsarı bir akşamdı.

Balık tuttuk yiyen ölür.
Elimize değen ölür.
Bu gemi bir kara tabut,
lumbarından giren ölür.

Balık tuttuk yiyen ölür,
birden değil, ağır ağır,
etleri çürür, dağılır.
Balık tuttuk yiyen ölür.

Elimize değen ölür.
Tuzla, güneşle yıkanan
bu vefalı, bu çalışkan
elimize değen ölür.
Birden değil, ağır ağır,
etleri çürür, dağılır.
Elimize değen ölür...

Badem gözlüm beni unut.
Bu gemi bir kara tabut,
lumbarından giren ölür.
Üstümüzden geçti bulut.

Badem gözlüm beni unut.
Boynuma sarılma, gülüm,
benden sana geçer ölüm.
Badem gözlüm beni unut.

Bu gemi bir kara tabut.
Badem gözlüm beni unut.
Çürük yumurtadan çürük,
benden yapacağın çocuk.
Bu gemi bir kara tabut.
Bu deniz bir ölü deniz.
İnsanlar ey, nerdesiniz?
Nerdesiniz?